Evlilik Üzerine
Çocukluğumdan kalma bir hikayeyi hatırlıyorum bazen. İnsanlar, öldüklerinde farkına varmazlar. Kendi cenazelerini taşırlar mezara kadar diğer insanlarla birlikte. Sonra, çukura koyarlar cesedi ve üstüne toprak atarlar. Dualar falan okunduktan sonra herkes gitmeye çalışırken, kendileri de gitmeye çalışırlar. Başları taşa değince, aslında ölen kişinin kendisi olduğunu anlarlar.
Hikaye her ne kadar inandırıcı gelmese de ve hatta biraz komik olsa da, evliliği bu hikayeye benzetiyorum. Bir gün evlenmeye karar veriyorsunuz. Ama aslında evliliğin nasıl bir şey olduğu hakkında en ufak bir fikriniz yok. Hazırlıklar yapıyorsunuz, düğün dernek, elbise gelinlik…Evlilikle ilgili ne varsa toparlıyorsunuz. Herşeyi tasarlayıp düşünüyorsunuz. Sonra düğün veya nikah günü geliyor. İnsanlarla birlikte evlilik adımları atıyorsunuz ama hala inanmıyorsunuz aslında… Derken eğlence başlıyor, oyunlar, yemekler, içkiler… Sonra herkes evine giderken sizde gitmeye çalışıyorsunuz. Ama başınız duvağa değince artık hiç bir yere gidemeyeceğinizi anlıyorsunuz. Evlilik bu işte… Ama ölümden bir farkı var daha bir güzel ölüyor insan…

Nisan 7th, 2008 saat: 15:39
sagol fado yardımın için teşekürler inşallah olur herkese bol şans
Temmuz 31st, 2008 saat: 22:38
merhaba arkadaşlar size birşey sormak istiyorum arkadaşım türkiyede alman vatandaşı ile evlendi evlendiği kişi dört yıl önce öğrenciydi okul bitti eşini hala almadı bir sürü neden ileri sürüyor sigorta primi yatması gerekmiş yok davet etmesini bilmiyormuş anlayacağınız arkadaşım dört yıldır almanyaya gidemiyor ve birde çocukları oldu orda yaşayan arkadaşlar bu arkadaşım nasıl yol izlemeli eşi neler yapmalıda almanyaya gitmeli yoksa sürekli kandırılıyormu yardımcı olursanız neler yapması gerktiğini anlatırsanız çok makbule geçicek