Mayın Bulmacası
Her yazımın cümlesine “tuhaf bir ülkeyiz” diye başlamak isterdim.. Evet, hakketten tuhaf bir ülkeyiz. Diyarbakır Ovabağ Köyü’nde, çatışmaların yoğun olduğu 90′lı yıllarda bir köy karakolu var… Daha sonra bu karakol taşınıyor burdan…Ama taşınırken karakolun çevresine döşedikleri mayınları temizlemiyorlar…Köyün eski karakolunun bulunduğu yerde oyun oynayan çocuklardan biri, yerde gördüğü demir parçalarından birini alıp eve getiriyor. Babası demir parçasını çocuğun elinde görünce, başkasının oyuncağını mı çaldın deyip demir parçasını dışarıya atıyor. Tabi çocuk peşinden koşuyor ve mayın elinde patladığı için bir kolunu kaybediyor. (birinci trajedinin sonu)
Daha sonra mahkeme açılıyor ve tazminat isteniyor çocuk için…Danıştay 44 bin YTL tazminat öngörüyor…Ama bu durumda babası da suçlu olduğu için, 22 bin YTL’yi içişleri bakanlığı, 22 bin YTL’yi de babasının ödemesi gerektiğine karar veriyor. (Babası suçlu çünkü mayını gömmesi gerekiyormuş) Bu da ikinci trajediydi…
Şimdi sormak istiyorum bu danıştay, yargıtay ya da her neyse bu karar mevkilerinin isimleri…Baba o demir parçasının mayın olduğunu, ya da patlayıcı bir madde olduğunu bilmediğini söylüyor..Ki bence de bilmiyor..Yoksa uluorta sokağa geri atmaz… Onun bir mayın olduğunu bilmek zorunda mı? İkinci sorum da; Madem halt yediniz, mayın döşediniz…Neden karakolu taşırken temizlemiyorsunuz, sıçtığınız mayınları? Bir çocuğun hayatıyla oynuyorsunuz ve sonra karşısına geçip tazminat isteklerine alaylı bir şekilde yarısını babadan tazmin etmeye çalışıyorsunuz…
Yuuhh! Başka bir şey demiyorum!..
