Şairler de Ölür
Edebiyat dünyasının ünlü şairlerinden Erdem Bayazıt‘ın ölüm haberi üzdü beni. Nedense şairlerin ölmesini istemiyorum. Ölmesi gereken o kadar gereksiz insan varken, bir şair neden ölür?
Erdem Bayazıt Kimdir
Kahramanmaraş’ta, 1939 yılında doğan Erdem Bayazıt, ilk ve orta öğrenimini burada tamamlayarak 1971′de Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Mezun olduğu Kahramanmaraş Lisesi’nde kısa bir süre edebiyat öğretmenliği yapan şair, daha sonra Kahramanmaraş İl Halk Kütüphanesi’nde müdür olarak görev yaptı.
İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuvarının kuruluş günlerinde genel sekreter olarak görev yapan şair, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Basın Bürosu Memurluğu, Milli Kütüphane Süreli Yayınlar Şube Müdür Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken istifa ederek, kurucusu olduğu Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlenen Bayazıt’ın, ilk şiir kitabı ”Sebeb Ey” 1972 yılında Edebiyat Yayınları arasında yayımlandı. Son şiirleri ”Risaleler” adı altında 1987′de Akabe Yayınları’ndan çıktı. 1981 yılında Ajans 1400 adlı bir firmanın film ekibiyle beraber Afganistan’a doğru yola çıkan şair, Şenol Demiröz, Yücel Çakmaklı, Ahmet Bayazıt, Çetin Tunca, Halil İbrahim Sarıoğlu ve Necdet Taşçıoğlu’ndan oluşan çekirdek bir kadroyla birlikte Pakistan’ın Peşaver kenti başta olmak üzere İran, Hindistan ve Afganistan’ı gezerek izlenimlerini ”İpek yolundan Afganistan’a”’ adlı eserinde topladı.
Bu eserle 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü’nü kazandı. 1984′te Akabe’nin İstanbul’a taşınması kararıyla bu görevini devrederek yeniden memurluğa dönen Bayazıt, DPT’ye sözleşmeli personel olarak girdi. Şair, daha sonra bu görevi bırakarak 1987 yılı seçimlerinde Kahramanmaraş’tan milletvekili adayı oldu.
30 Kasım 1987 seçimlerinde Anavatan Partisi’nden Kahramanmaraş milletvekili seçilen Bayazıt, 1992 seçimlerinde adaylığını koymadı ve İstanbul’a yerleşti. Evli ve 4 çocuk babası olan Bayazıt’ın şiir ve yazıları Açı, Hamle (Kahramanmaraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece dergilerinde yayınlandı.
Erdem Beyazıt’ın “Karanlık Duvar” Şiirinden;
şu dar odanın katı yalnızlığında
ve her şeyin çıplaklığında
durup bir pencereyi deniyorum
gizliliğin dışına çıkıyorum
araçların
insanların
şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin
içimde yalnız ve yapraksız
bir kavak agacı büyüyor — çıplak ve göğe doğru –
ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun
bir ağlama duvarı bu.
yatak ve yorganın kuru yalnızlığında
ve aklın dar yalnızlığında
şehrin ve herşeyin
ve kalabalığın yorgunluğunda
saçların ve parmakların
ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında
ve aynaların sığ görünümünde
bunaliyorum.
susmanın kalesine sığınıyorum
önümde karanlıktan duvarlar
sırtımda insan yüklü bir gök var

