British Museum’da Bir Gün
Londra muzeleriyle unlu bir sehir. Adim attiginiz her yerde degisik icerikte koleksiyonlara sahip muzeleri gormek mumkun.
British Museum, National Gallery, Savas Muze’si, Madame tussauds bunlardan en bilinenleri, National galleri ve British Museum‘a girisler ucretsiz, bu sayede Londra’ya gelen her insan buralari ziyaret etmeden gitmiyor.
Ingiltere’ye ogrenci olarak geldigim de ilk ugrak noktasi benim icin British Museum oldu. Bunda arkeoloji okumamin ve arkeoljiye olan merakimin etkisi buyuk olmustu. Daha sonra defalarca ziyaret ettim bu mekani. Cunku bir kerede gezip bitirilecek , daha dogrusu sindirilecek bir muze degil. Eger arkeolojik mirasi gormeyi, incelemeyi cok seviyorsaniz, benim gibi bir salonun da dahil saatler harcayabilirsiniz.
British Museum‘un goze carpan en onemli ozelligi icerdigi eserler ve bunlarin onemi olsa gerek.Basta Misir, Yunanistan, Anadolu ve mezopotamya olmak uzere, dunyanin her uygarligindan sergiler gormek mumkun.Baslica en onemli eserler , Misir hanedenlarina ait mumyalar, Atinada ki Parthenonun friz kabartmalari, Anadoludan goturulen Nereidler aniti, Misir hiyeroglifinin cozulmesinde buyuk onem tasiyan Rosetta tasi… ayrica muzenin kendi yapi binasi da basli basina bir eser .
Diger bir taraftan muzeyi gezerken bu kadar cok eserin aslinda buraya ait olmayisina icerlenmiyor da degil insan. Beni en cok huzunlendiren, nereidler aniti ve yedi harikadan biri olan Halikarnassos mausoleum’a ait parcalarin, burada sergileniyor olusu, ama bunlarinin iyi korundugunu gormekte teselli ediyor adami.
















Henüz Yorum Yok!