Windows Ya da Linux
Windows ile olan ilişkimiz kör topal ilerliyor. Hayatımda bir değişiklik düşündüm ve tekrar Linux kullanmaya karar verdim. Windows 7 yakında piyasaya çıkacak ve ben Windows Vista'nın hantallığında ve kullanışsızlığında kalmaya devam edeceğim.
Çünkü; Microsoft upgrade (yükseltme) yapabilmem için benden fahiş bir fiyat isteyecek. Bu Linux’a geçmemin en büyük nedeni.
Linux’a geçmeden önce bazı noktaları iyice hesaplamak gerekiyor. Öncellikle bir işletim sisteminden beklentiniz neler? Kullanacağınız işletim sistemi ihtiyaçlarınızı karşılamaya yetecek mi? Hiç bir işletim sistemi tam mükemmel değildir gerçeğiyle yola çıkarsak eğer, piyasadaki tüm işletim sistemlerinin artıları ve eksileri var.
Windows’u hep Firefox’a benzetmişimdir. Firefox piyasaya çok akılcı bir yöntemle çıktı. Kullanıcıların kendileri için eklenti yazmalarını ve geliştirmelerini teşvik etti. Durum böyle olunca, Firefox için yazılmış onlarca vazgeçilmez eklenti ortaya çıktı. Çoğu kullanıcı bu eklentiler sayesinde Firefox kullanmaktan vazgeçemiyor. Ben de bu gruptakilerden biriyim. Windows ile Firefox arasındaki benzerliğe gelince; Piyasada bulabileceğiniz bir çok program ve oyun Windows temelli çalışır. Bu da kullanıcıların Windows’a katlanmasına neden oluyor. “Katlanmak” fiilini kullandım çünkü gerçekten Windows hem pahalıya malolan, hem de o parayı hakketmeyen bir durumda. Macos bu durumda farklı. Çünkü Macos Unix tabanlı, kullanışlı ve yormayan bir sistem. Ayrıca upgrade olayı da oldukça ucuz.
Kör bir Windows düşmanı değilim. Hatta Linux kullanmaya karar verdiğimde de çift işletim sistemi kurdum. Windows bir kenarda duruyor. Windows’un çok fazla yaygın olması onu gerçekten iyi bir işletim sistemi yapmıyor. Yıllar süren gelişmesiyle birlikte ortaya güzel bir işletim sistemi çıkardılar (Windows 7). Ama onun için de ekstra para ödemek veya bilgisayar almak gerekiyor. Yine de Windows 7 gelişmiş bir linux’un eline su dökemez. Gelişmiş bir Linux var mı peki piyasada gibi bir soru akla gelebilir. Tam olarak gelişmiş bir Linux sürümü yok ama gelişmek de olan bir çok Linux sürümü var. Ubuntu, OpenSuse, Mandriva, Redhat, Debian ilk aklıma gelen Linux sürümleri.
Linux 3. kullanıcıya çok fazla hitap etmediği söylense de, Ubuntu gibi sürümler artık 3. kullanıcıya hitap eden kullanım kolaylığı ve görselliğiyle birlikte gelişiyor. Ben de en sevdiğim Linux sürümü olan Ubuntu’ya geçmeye karar verdim. Buna karar vermeden önce de, yukarda saydığım sorulara cevap verdim öncellikle. Ben bilgisayarı açınca ne yapıyorum sorusu en başta. İnternette geziniyorum, dvd veya cd kopyalıyorum, müzik dinliyorum, web tasarımıyla uğraşıyorum, mailleri kontrol ediyorum, video izliyorum vs.vs.. Bütün bunları Linux’da yapabilecek miyim? Windows’daki gibi olmasa da evet. Çünkü Windows’da kullandığım bazı programların tam karşılığı yok Linux’da. Bunların en başında Adobe Photoshop geliyor. Photoshop’u Windows’da kullanabilmek için de tam olarak fiyatını bilmiyorum ama sanırım 400-500 dolar gibi bir şey. Gerçi ben korsan kullanıyordum ama sonuçta korsan kullanmak da hoş bir şey değil. Aklıma gelmişken şöyle ufak bir hesap yapalım Windows için. Eğer Windows kullanıyorsanız ve bazı programları korsan kullanmadan tam destek alarak kullanmak istiyorsanız ne kadar malolur bu? Windows 7 için 150 dolar, Photoshop için 400 dolar, Office 2007 için 100 dolar. Sadece 650 dolara bu üç sistem. Antivirüs için de 50 dolar öderseniz, 700 doları buluyor. Bu en iyimser rakam tabi. Peki Linux’da durum ne? Ubuntu’nun son sürümü ücretsiz, Photoshop karşılığı Gimp ücretsiz, Office karşılığı Open Office yine ücretsiz. Ve bu bahsettiğim programlar normal bir kullanıcının işini görebilecek nitelikte programlar. Eğer profesyonel olarak, bu işlerden para kazanmıyorsanız neden bu kadar fazla ödeyesiniz değil mi?
Bilgisayarımızı niye kullandığımıza cevap verdiğimize göre şimdi Linux’a geçebiliriz. Linux sürümlerinin 3.kullanıcıya en hitap edenlerinin başında Ubuntu geldiği için bende Ubuntu kullanmaya karar verdim. Ama hala yapacaklarımız bitmiş değil. Öncellikle Ubuntu’nun resmi sitesinden, Live Cd sürümünü indiriyoruz. İndirdiğimiz dosyayı Nero veya benzeri bir kopyalama programıyla cd’ye yazıyoruz. Cd’yi bilgisayara takıp yeniden başlatıyoruz. Karşımıza Ubuntu seçeneklerinin gelmesi gerek. Ubuntu nasıl kurulur detaylarına girmeyeceğim. İnternette bu konuda bir çok kaynak var. Biz sadece Live CD aracılığıyla, Ubuntu’nun bilgisayarımızdaki hangi donanımları desteklediğini ve desteklemediğini göreceğiz. Live CD’nin en güzel özelliği hiç bir kurulum yapmanıza gerek kalmadan sürümü deneyebilme şansı vermesi. Eğer beğenirseniz kuruluma geçiyorsunuz. Ben indirdim ve tüm donanımları destekledi. Bir tek Atheros marka Wireless için tam bir destek yok ama kurulumdan sonra driver buldum. Şu anda herşey sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Belli bir dönemden sonra Windows’a tamamen veda etmek istiyorum. Unutmadan; şu anda benim kullandığım gibi, iki işletim sistemini Windows ve Linux bir arada kullanabilme şansımız da var. Linux kurduktan sonra açılış da hangi işletim sistemini istiyorsanız onu açabiliyorsunuz.
Linux eğer donanımınızı destekliyorsa, ekstra sürücü yüklemenize gerek kalmıyor. Tüm sürücüleri otomotik olarak yüklüyor ve size gerekli programlar da yüklü halde geliyor. Ayrıca antivirüs programına da ihtiyacınız yok. Güven içersinde bilgisayar deneyiminizi üst seviyeye çıkarıyor.

Konsol ile işin yok
Bi ara benim de işletim sistemlerine bi el atmam gerekecek, ama malesef zaman yok.. Her zaman linux tabanlı sistemlere bir sempatikliğim vardır ama nedense kurmaktan korkuyorum :^) Konsol bana karışık geliyor :(