Barışa Doğru Bir Adım Belki…
Yıllardan devralınarak yıllarca devam eden uzun ve yorucu bir savaşın, belki de son demlerini yaşıyoruz. Savaşların toplum bünyesinde nasıl yaralar açtığı, neleri alıp götürdüğü, insanlık tarihi boyunca yapılmış savaşların sonuçlarından belli olmasına rağmen, insanlar savaşmaya devam etmiş ve hala ediyor.
Savaşlar neden-sonuç ilişkisine göre ele alınır tarih biliminde. Bu nedensellik resmi tarihlerde çoğu zaman taraflı olarak ele alınır. Ya da tamamen gözardı edilir.
Türkiye’de son 30 yıla damgasını vuran PKK ile ordu arasındaki savaş, her ne kadar devletin: “Bu bir savaş değil, terör olayıdır” dese de, binlerce insanı yerinden yurdundan etmiş ve binlercesinin hayatına malolmuş, korsan bir savaştır. Bugün bu savaşın belki de son demlerini yaşıyoruz. PKK’den 8 kişilik bir grup ve Mahmur Kampı’ndan 26 kişilik bir grup bugün Türkiye’ye ayak bastı. Sorgulama ve yargılama sürecinden sonra tamamen serbest bırakıldılar. Bu umutlu gelişmeye, barış yanlıları oldukça sevindi. Ahmet Türk açıklamasında:”Devlet bir adım atsın, PKK 10 adım atar” şeklinde açıklamalar yaptı. Bu karşılıklı görüşmelerin resmen başladığı anlamına geliyor bir yerde.
Tüm bu gelişmeler, savaşın yanında olan, savaştan kazanan ya da tamamen düşman olgusuna kilitlenmiş bünyelerde de rahatsızlık yaratmıyor değil. Bu kanserli hücreler toplumdaki bir çok yaranın sebebi. Bu hücrelerin temizlenmesi ve toplum bünyesinin tamamen sağlığa kavuşturulaması gerekiyor.
Asıl merak ettiğim ve anlamadığım şey ise, devletin tüm adımları neden bu kadar geç attığı. Avrupa Birliği, Kuzey Kürdistan Federe Bölgesi, Amerika gibi etkenlerle yaratılan bu yeni hava için Türkiye ne kazanacak? Tüm bu olanların arkasında yatan gerçeğin ne olduğu. Ya çok safça yaklaşırız ve bu durumun tamamen doğal olarak geliştiği ve bu noktaya geldiğini düşünürüz ya da bunu büyük bir planın parçası olarak görürüz. Büyük plan akla daha çok yatıyor çünkü siyasetçilerimiz aynı, anayasa aynı, ordu aynı. Yani bundan 30 sene önce ne idiyse resmi ideoloji, bugün de aynı. Büyük planın ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok ama daha fazla kan akmayacaksa ve kürtler yıllardır verilmeyen doğal haklarını elde edeceklerse bu plan rahatsız etmiyor beni.

tek taraflı barış olmaz… ama kürt sorunun bu kadar teşhir olması, bu kadar tartışılmaya açılması ilk defa olan birşey. şimdiye kadar inkar edilen bir halkın sorunları tartışılıyor… Kürt sorununun kabulü bile PKKyi meşru kılar. Bugün barışa tokat diye Tokattaki olaydan bahsediliyor, halbuki PKK nin kaç militanı ateşkes sırasında tcnin yaptığı operasyonla şahadete ulaşmıştır. bunları görmek lazım.. Bu devlet kendi kendine göremez bunu biliyoruz… örgütlü mücadele ile göstermek lazım…
kendini Kürt halkının yanında göstermeye çalışan bi çok şovmen çıktı- örneğin Ahmet Altan ve gazetesi… Önderliğe terorist diyor ama Kürtlerin yanında olduğunu söylüyor.Sisteme karşı değil, muhalifliğiyle prim yapmaya çalışıyor.
Kürt halkı barışı çoktan haketti, savaşı en derin yaşayan halklardan biridir..
bıjı bratiya gela
Umarım her şey dilediğimiz gibi olacak.